Archive for the Documents Category

Limp Bizkit bir ABD‘li rapcore grubudur. Southern Rock‘ın doğum yeri olarak da bilinen Florida’nın içlerinden Jacksonville’in derinlerinden çıkıp gelen Limp Bizkit dostlarının yardımı, müthiş canlı performansları sayesinde buralara geldi. Grup son zamanlarda da “mainstream” müzik dünyasının dikkatlerini üzerine çekti.

Tarihçe

1994′te solist Fred Durst, basçı Sam Rivers, davulcu John Otto ve gitarist Wes Borland’ın bir araya gelmesiyle oluşturulan grubun en büyük dostu Korn. Fred dövme yapabilme yeteneğini Korn’un üyeleri üzerinde uygularken bir dostluk başlar. Daha sonra Korn elemanlarından Fieldy ve Head, Fred’in verdiği Limp Bizkit demo kasetini kendi yapımcılarına iletirler. Bu onların House of Pain ve Deftones turlarında yer almasını sağlar. Bu aşamadan sonra gruba katılan yeni üye 1996′da House of Pain’in eski üyesi DJ Lethal’dir .Yeni bir hip-hop, heavy rock ve rap’le karışık, dikkatle ele alınmış kendilerine özgü çılgın bir sound’un sahibi grup artık tamamlanmıştır.

1997′de çıkardıkları Three Dollar Bill Y’all albümü dev bir tuvalet kabininden çıkmaları gibi ilginç sahneleri içeren şovlarının yer aldığı turlarla birlikte 1.5 milyonun üzerinde bir satış rakamına ulaştı. George Michael’ın Faith’ini kendi tarzlarında yorumlamaları daha çok duyulmalarını sağladı. İkinci albümleri Significant Other ilk haftasında yarım milyona yakın sattı.

2000 yazında Limp Bizkit’i Napster tartışmalarının ortasında gördük. Müziğin internet üzerinden paylaşımını sağlayan Napster’ın sponsorluğunda ücretsiz bir konser veren grup Metallica’nın yer aldığı tarafın karşısında yer aldı. 2000 yılında Limp Bizkit’i öne çıkaran bir diğer önemli olay da en çok satanlar arasında yer alan Mission: Impossible 2 soundtrack’inin ana parçasını kendilerine has yorumlamarıydı. “Take A Look Around”, 2000 MTV Video Ödüllerinde Best Rock Video ödülünü aldı.

Ekim ayında Limp Bizkit hayranlarının dört gözle beklediği albüm nihayet çıktı : Chocolate Starfish and the Hot Dog Flavored Water. Adı pek kolay okunmayan bu albüm ilk haftasında 1 milyondan fazla satarak listelere birinci sıradan girdi. Bu albüm, aynı zamanda müzik tarihinin bir hafta içerisinde en fazla satan grubu ünvanını da Limp Bizkit’e veriyordu.

Grubun Üyeleri:

  • Fred Durst - Vokal
  • Sam Rivers - Bass gitar
  • DJ Lethal - Turntable
  • John Otto - Davul

Eski Üyeler

  • Wes Borland
  • Mike Smith
  • Rob Waters
  • Scott Borland

Stüdyo Albümleri:

Derleme albümleri:

Slayer, 1981 yılında Los Angeles’ta kurulan thrash metal grubudur. 1981 yılındaki ilk kadrosu ve bugünkü kadrosu aynıdır:
Vokal ve Bas gitar : Tom Araya
Gitar : Kerry King
Gitar : Jeff Hanneman
Bateri : Dave Lombardo

Dave Lombardo, gruptan birkaç defa ayrılıp geri dönerken, diğer elemanlar değişmedi. Hanneman ve King, grubun baş söz yazarlarıdır.

Metallica, Megadeth, Anthrax gibi gruplarla birlikte Thrash Metal’in en büyük gruplarından biri olarak kabul edilir. Death Metal ve Black metal gibi türlerin üzerinde de etkisi olmuştur.

İlk albümleri Show No Mercy 1983 yılında Metal Blade Records tarafından piyasaya sürüldü. Pek iç açıcı bir albüm sayılmadı, punk ve hardcore karışımı metal gürültüsü olduğu söylendi. Slayer elemanları yıllar sonra bu albüm için “işe yaramaz, berbat” demekten çekinmediler.

Bundan sonraki albümleri 1985 yıdflında çıkan Hell Awaits oldu. Müzikal anlamda Show No Mercy albümüne göre daha çok beğenilse de, şarkı sözleri genel olarak ” şiddet, şeytan, ölüm” etrafında toplanıyordu. Ayrıca bu albümle birlikte Dave Lombardo`nun ilerde en iyi davulculardan biri olacağını göstermeye başladığı da gerçektir.

1986 yılı grubun patlama yaptığı yıl oldu. Yapımcı Rick Rubin`in de yardımlarıyla o yıl piyasaya çıkan Reign In Blood metal müzik tarihinin en önemli albümlerinden birisidir. Bu albümle birlikte Slayer da zirveye oturdu. İyice popüler oldular fakat her şey iyi giderken birdenbire Dave Lombardo gruptan ayrıldı. Kısa sürek ayrılıktan sonra Dave Lombardo gruba geri dönmeye karar verdi. Bu gidip gelmede Dave`in karısının etkisinin olduğu söylenir.

1988 yılında grup dördüncü albümleri South of Heaven`ı çıkarttı. Bir Judas Priest şarkısı olan Dissident Aggressor da bu albümde Slayer tarafından yorumlandı. Bu albüm de genel olarak, Reign In Blood`ın yarattığı etkiyi yaratmasa da, beğenildi. Tom Araya`nın da şarkı sözlerine yardım etmesiyle birlikte sesine daha çok oturan parçaların hazırlanmasını sağladı. Lombardo`nun değerini anlayan grup bu albümde gene davulun sesini kısmadı.

1990 yılında çıkan melodik ve mistik bir albüm olan Seasons In The Abyss, Hanneman ve King`in karşılıklı soloları, Lombardo`nun gittikçe etkileyen davulu, Tom Araya`nın da kendine güvenerek sesinin farklı hallerini göstermesi, hayranların gözünde bu albümün daha farklı bir yere oturmasını sağlamıştır.

Bu albümden sonra Dave Lombardo gruptan ayrılmıştır. Grup üyeleri Dave`i ilgisizlikle suçlarken, Dave kabahatli olmadığını diğer elemanların sürekli kendisine soğuk davrandığını söylemiştir. Daha sonra Slayer Paul Bostaph ile anlaştı ve 1996 yılına kadar birlikte devam ettiler.

1994 yılına gelindiğinde ise grup yeni davulcusuyla birlikte albümlerini çıkarmaya hazırdı. Altıncı albüm Divine Intervention piyasaya çıktı. Bu albümün kaydı esnasına birçok ses teknisyeni çalışmıştır, bu da Slayer`ın artık daha profesyonel bir grup haline geldiğinin göstergesidir.

1996 yılında çıkan Undisputed Attitude albümünde Slayer; DRI, Verbal Abuse gibi punk gruplarının şarkılarını yorumladı, ayrıca 3 tane yeni Slayer parçası da yer alıyordu.

Diabolus in Musica 1998 yılnda çıktı. 40 dakika 30 saniyelik bu kayıt, prodüktor Rick Rubin`in Slayer`la birlikte çalıştığı son albümdür.

2001 yılında God Hates Us All albümü çıkar. İlk kapağında, İncil`in üstünde kanlar içinde Slayer yazmaktadır. Şarkı sözlerinin de sert bulunması sonucu Kerry King, “bu albüm sadece kötü bir gün geçiren ve tanrının onu sevmediğini düşünen kulları içindir” diye açıklama yaptı.

2002 yılında Paul Bostaph guruptan ayrıldı ve Dave Lombardo geri döndü.

Grup, son olarak 25 Temmuz 2006′da Christ Illusion’ı yayınladı.

Haggard, 1991`de kurulan Alman senfonik metal grubu. Klasik, rönesans ve orta çağ müziğini modern doom metal ile birleştirmişlerdir.

Grup, 1991 yılında daha çok death metal türüne ait müzik yapıyordu. 1992 yılında tarzlarını değiştirerek senfonik metale yöneldiler. 1997 yılında And Thou Shalt Trust… The Seer albümüyle ilk çıkışlarını yaptılar. 3 yıl sonra, 2000`de yayımladıkları Awaking the Centuries albümüyle dünyada tanınır bir hale geldiler. Özellikle Almanya ve Güney Amerika`da grubun önemli bir hayran kitlesi oluştu. İtalyan bilgin Galileo Galilei`ye adadıkları Eppur Si Muove albümü 2004`te piyasaya çıktı.

Awaking The Centuries albümünden önce grup 21 kişiydi. Şu anda ise grup 16 kişiden oluşmaktadır. Bütün şarkıları vokalist ve gitarist Asis Nasseri yazmaktadır.

Diskografi…:

Demolar :
Introduction (1992)
Progressive (1994)
Once… Upon A December´s Dawn (1995)

Albümler :
And Thou Shalt Trust… The Seer (1997)
Awaking the Centuries (1998)
Awaking the Gods: Live In Mexico (2001)
Eppur Si Muove (2004)

Video görüntüler :
In A Pale Moon’s Shadow (VHS) (1998)
Awaking the Gods: Live In Mexico (DVD/VHS) (2001)

Grubun şu andaki üyeleri :

Florian Bartl - Obua
Karin Bodenmüller - Soprano
Fiffi Fuhrmann - Crumhorn
Kathrin Hertz - Çello
Steffi Hertz - Viyola
Danny Klupp - Akustik gitar
Kerstin Krainer - Viyolon
Luz Marsen - Bateri
Robert Müller - Klarnet
Andi Nad - Bas Gitar
Asis Nasseri - Vokal, Gitar
Kathrin Pechlof - Harp
Sasema - Soprano
Florian Schnellinger - Bas Vokal
Hans Wolf - Piyano,Klavye
Christoph V. Zastrow - Flüt

1984 yılında Brezilya’nın Belo Horizonte şehrinde kurulan ve Portekizce’de “mezarlık” anlamına gelen Sepultura vokal ve gitarda Max Cavalera, gitarda Jairo T, bas gitarda Paulo Jnr. ve bateride Igor Cavalera’dan oluşan kadrosuyla 1985’te yine Brezilya’lı bir grup olan Overdose ile “Bestial Davastation” isimli bir albüm yaptı. Fakat önemli bir başarı elde edemedi.

1986 yılında çıkardığı “Morbid Visions” isimli çalışmasıyla hatırı sayılır bir başarı yakaladı ve 1987’de “Schizophrenia” albümünü çıakrdı. Bu arada gitara Andreas Kisser geçti ve grup daha sert, süratli ve saldırgan bir çizgiye oturdu.

1989 yılında çıkardıkları “Beneath The Remains” ile ismini nihayet bütün dünyaya duyurmayı başardı ve zirveye doğru tırmanmaya başladı. 1991 yılında “Arise”, 1993’te “Chaos A.D.” ve 1996 yılında çıkardıkları “Roots” ile de çıkışını durmadan sürdürdü. Ancak vokal Max Cavalera 1997’de gruptan ayrıldı.

Slayer ve Venom gibi grupların yoğun etkisiyle yola çıkan Sepultura, giderek kendine özgü bir çizgi yakalamayı başardı ve death metal, black metal, thrash metal ve speed metal karışımı orijinal bir tarz elde etti. 90 kuşağı grupları arasında en sevilen gruplardan biri oldu.

Grup 1998′de Against, 2001′de Nation, 2003′te Roorback ve son olarak da
2006′da Dante XXI albümünü yayınladı.

Slipknot 1992 yılında Des Moines, Iowa’ da kurulmuş ve halen Roadrunner Records ile çalışan bir Nu metal grubudur. İsimlerinin yanısıra grup üyeleri kendilerine verdikleri 0 ‘dan 8′ e kadar olan numaralarla tanınırlar. Bunun yanı sıra her bir grup üyesi kendilerine özgü maske takar.

Slipknot çağdaş müzik sahnesinin en popüler gruplarından biri olup müzikleri kendi tarzlarındaki diğer gruplarla karşılaştırıldığında oldukça aşırı bir uçta kalırlar. Çıkardıkları üç albümleri ve videoları Grammy’ nin “Best Heavy Metal” ve “Best Hard Rock” sınıflamasında Platin satış statüsünü (Platinum sales) hak etmiştir. Son olarak 2006 yılında “Before I Forget” isimli şarkıları ile Grammy Best Metal Performance ödülünü kazandılar.

Grup aynı zamanda sahip oldukları garip imajlada tanınmaktadır; grup üyeleri birbirinin aynısı tulumlar giymektedir ve bir süre öncesine kadar bu tulumların arkasında ve kolları üzerinde UPC barkodları taşıyorlardı. Grubun taktığı maskeler her yeni albüm öncesinde yeni bir forma sokularak değiştiriliyor. Başlangıçta grup üyeleri kendilerine gizem katmak ve kimliklerini saklı tutmak amacı ile maskesiz röportaj vermeyi ve hatta hayranları ile fotoğraf çektirmeyi bile redediyordu (ya da en azından başka yöntemlerle yüzlerini gizliyorlardı). Bugün grup üyelerinin çoğunluğu Slipknot dışındaki başka gruplarla yaptıkları işlerden dolayı maskesiz olarak fotoğraflanmış durumda;
-vokalist Corey Taylor ve gitarist James Root Stone Sour grubu ile yaptıkları çalışmalar sırasında maskesiz olarak görüntülendiler.
-davulcu Joey Jordison Murderdolls ile yaptığı çalışmalar sırasında maskesiz olarak görüldü.
-perküsyonda Shawn Crahan grubu To My Surprise ile maskesiz göründü.
-Sid Wilson DJ olarak yaptığı çalışmaları maskesiz olarak gerçekleştirdi.
-gitarist Mick Thompson Total Guitar isimli dergiye maskesiz olarak poz verdi.
-bas gitarist Paul Gray’ in yüzü bir adli suçtan dolayı polis tarafından çekilen fotoğrafının internete sızdırılmasıyla ortaya çıktı.
-Gray ve Jordison’ da çeşitli etkinlerde çekilmiş maskesiz fotoğrafları vardır.

“Before I Forget” isimli şarkıları için çektikleri video’ da maskesiz olarak performanslarını sergilemişlerdir bununla birlikte grup üyelerinin yüzleri anlık ve çok kısa çekimlerle verilmekte (genellikle gözlerine ve ağızlarına yapılan yakın çekimler ile) ve kamera özellikle ellere ve enstrümanlara odaklanmaktadır.

Grubun ilk şarkısı 1992 yılında kendi deyimleri ile “Bodrum Çalışmaları” sırasında grubun kurucu üyelerinden olan Anders Colsefini’ nin evinin bodrum katında yazıldı. Mate.Feed.Kill.Repeat ve bunun gibi sonraki albümlere eklenecek pek çok şarkı bu çalışmalar esnasında yazıldı. Grubun kurucularından olan Crahan üç davul fikrini orataya attı; bunlardan biri grubu bir arada tutacak diğer ikiside bir ses duvarı verecekti. Joey Jordison katılımından önce grubun davulcusu Crahan’ dı.

Grup 1995 yılında yapılanmasını tamamlayarak Mate. Feed. Kill. Repeat isimli ilk demolarını 1996 yılı cadılar bayramında yayınladı. Demo çok olumlu eleştiriler aldı ve Des Moines’ daki yerel gruplar arasındaki bir yarışmayı vokal Corey Taylor’ ın eski grubu Stone Sour’ u devirerek kazandı. Bunun sonucu olarak birkaç ünlü yapımcı şirket grup ile ilgilenmeye başladı. Bu sıralarda grup 5 kişiden oluşuyordu ve Roadrunner Records grubun söz yazımı ile ilgili biraz daha çalışması gerektiğini söyleyerk bir anlaşma yapmaya yanaşmıyordu. Kısa süre içersinde grup Anders’ i perküsyona kaydırarak yeni bir vokal arayışına girdi ve Corey Taylor ile anlaştılar.

Roadrunner Records sonunda grup ile anlaşmaya vararak yapımcılığını Ross Robinson’ ın üstlendiği ilk albümleri Slipknot’ ı Haziran 1999 yılında çıkardı. Şakayla karışık söylentiler ile birlikte grubun bu albümü oldukça iyi sattı. Bu albüm Roadrunner Records’ un Platin sertifikalı ilk albümü oldu (A.B.D.’ de 1 milyonun üzerinde kopyası satıldı). Albüme atfen bir eleştirmenin sözleri şöyleydi; ” Limp Bizkit’ in sert olduğunu mu düşünüyordunuz? Onlar Osmond’ lar (ünlü bir pop grubu). Slipknot tamamen başka bir şey.” Grubun hayran kitlesi 1999 yılındaki Ozzfest’ de gösterdikleri performanstan sonra artmaya başladı. 2001 yılında çıkardıkları ikinci albümleri Iowa Billboard Magazine albümler sıralamasında üç numara ve İngiltere albümler sıralamasında bir numaraya kadar çıktı. Albüm’ ün çıkışından sonra tanıtım amaçlı geniş kapsamlı yeni bir turneye çıktılar. Grup 2002 yapımı başrolünü Jean Reno’ nun oynadığı Rollerball isimli filmde Iowa’ dan “I Am Hated” isimli parçayı konser sahnesinde çalarken kendileri olarak görüldüler.

Grup yaklaşık iki senelik bir boşluktan sonra 2003 sonunda tekrar bir araya gelerek, Johnny Cash, Red Hot Chili Peppers, System of a Down, Pennywise ve Slayer gibi isimlerle çalışmış ünlü prodüktör Rick Rubin ile kayıt çalışmalarına başladı. Vol. 3 (The Subliminal Verses) isimli albümleri 2004 Mayıs ayında çıktı ve albüm listelerine iki numaradan giriş yaptı. Phoenix, Las Vegas, Osaka, Singapore & Tokyo’ daki şovlarda hazırlanan bir canlı albüm 2005 Kasım ayında 9.0: Live ismi ile piyasaya sürüldü. Grubun bazı üyeleri başka sanatçılarla beraber 2005 Ekim ayında çıkan Roadrunner United: The All-Star Sessions isimli CD’ ye katkıda bulundu. Grup aynı zamanda çizgi karakterler formunda, Viz isimli yetişkinler için çıkarılan bir mizah dergisinde “People = Shit” isimli şarkılarını seslendirirken resimlendi.

Son Grup Üyeleri :
#0 Sid Wilson - Turntable
#1 Joey Jordison - Davul
#2 Paul Gray - Bass Gitar / Geri Vokal
#3 Chris Fehn - Perküsyon / Geri Vokal
#4 James Root - Ritim Gitar
#5 Craig “133″ Jones - Sample & Media (Slipknot’ ın ilk albümü Mate.Feed.Kill.Repeat’ den sonra gruba canlı şovlarda katıldı)
#6 Shawn “Clown” Crahan - Perküsyon / Geri Vokal
#7 Mick Thompson - Gitar (Slipknot’ ın ilk albümü Mate.Feed.Kill.Repeat’ den sonra gruba canlı şovlarda katıldı)
#8 Corey Taylor - Vokal

Eski Grup Üyeleri :
#Anders Colsefini - Vokal/Perküsyon
#Greg “Cuddles” Welts - Perküsyon
#Josh “Gnar” Brainard - Gitar
#Brandon Darner - Perküsyon
#Donnie Steele - Gitar
#Quan “Meld” Nong - Gitar
#Patrick M. Neuwirth - Gitar

Pantera 1981 yılında Darell Abbott, kardeşi Vince ve Rex Brown tarafından kuruldu.

1983 : İlk albümleri olan “Metal Magic”‘i çıkarttılar.

1984 : İkinci albümleri olan “The Jungle” piyasaya sürüldü.

1985 : Üçüncü albümleri “I Am The Night”‘ı çıkarttılar.

1988 : Ardarda çıkartılan 3 başarılı albümün arkasından Philip Anselmo tarafından vokalleri kaydedilen “The Orginal Circus Freak” albümü ile birlikte grubun yaptığı müzik giderek ağırlaştı ve sertleşti. Philip ‘le bilikte en iyi bağımsız albümleri olan “Power Metal” ‘i kaydettiler. Bu albümü inanılmaz konser showlaryla süslediler. Pantera bu albümle birlikte Dünya underground piyasası üzerinde büyük bir yer edindi. Sahne aldıkları ufak kulübün adına “Joe’s Garage” adını verdiler.

1990 : Pantera Elektra firması ile anlaştı ve Terry King prodoktörlüğünde Cowboys from hell albümünü kaydetti. Cowboys from hell diğer çıkarttıkları hiçbir albüme benzemiyordu kendine ait bir stili ve yönü vardı, şarkı sözleri saldırgandı ve bu albüm dünya üzerinde büyük bir başarı kazandı.

1991 : Moskovadaki “Monsters of Rock” festivalinde Cowboys from hell ‘in videosu yapıldı. Rusyalı fanlar vahşice konser arenasını parçaladılar.

1992 : Vulgar Display of Power albümünü çıkarttılar. “Mouth For War” bu albümden çıkan ilk singledı ve Metalica’nın “Enter Sandman” şarkısına sataşıyorlardı. Single Amerika’da toplistlerde son sıradaydı. Tüm eleştirmenler aynı fikirdeydi, Pantera hevesliydi, coşkuluydu, ümit vadediyordu, belkide ilerde trash-speed dünyasının devi olacaktı. Philip Anselmo’nun Fury of a post office psyho şarkısını söylemesiyle birlikte Pantera kavgacı, tehlikeli, saldırgan bir grup olarak anılmaya başlanıldı

1993 : Pantera UK turunda ilk defa önemli bir organizasyonda headliner olarak sahne aldı. Grup yeni albümün kayıtlarına başladı.

1994 : Pantera yeni albümleri olan Far Beyond Driven’ı kaydetti. Anselmo bu albüm için şunu söylüyordu “Bu albüm daha çok seksüel (burada daha müstehcen bir tabir vardı gerci) ağırlıklı!” Albüm Mart ayında Avusturalya ve Amerika’da ilk defa piyasaya sürüldü. Dünya turuna başladılar. Pantera’nın en önemli özelliği konserdeki showlarıydı.

1996 : The Great Southern Trendkill albümünü piyasaya sürdüler. Bu albümle müzikleri daha da sertlesti ve hızlılaştı.

Grubun 2000 senesinde çıkan “Reinventing the Steel”, ve son olarak tüm efsane parçalarını topladıkları, Elektra Records etiketli “The Best of Pantera” (2003) albümleri de mevcut. Tüm bunların haricinde “Cowboys From Hell”, “The Vulgar Video” ve “Watch it Go” isminde üç adet video albümlere de sahipler. Grup best of albümleri çıktıktan sonra 2003 senesinde dağıldı. 22 senelik müzik maceralarını sona erdirdi.

Damageplan, ex-Pantera gitaristi Dimebag Darrell tarafından, Pantera sayfası kapandıktan sonra hayata geçirilmiş bir gruptu. 8 Aralık 2004′te Ohio’daki Alrosa Villa adlı bir kulüpte sahne alan Damageplan henüz ilk şarkısını bile tamamlamamışken sahneye atlayan bir gencin silahlı saldırısına uğramış, olay sonrasında Dimebag’in de dahil olduğu dört kişi hayatını kaybetmişti.

Heavy Metal’in büyük isimlerinden Ozzy Osbourne 3 Aralık 1948′de İngiltere’nin Birmingham kentinde dünyaya geldi. Gerçek adı John Osbourne olan “Ozzy”, 1979′da Black Sabbath’tan ayrıldı. Davulda Uriah Heep’ten Lee Kerslake, basta Bob Daisley, gitarda Quiet Riot’tan Randy Rhodes, Ranbow’dan basçı Bob Daisley ve Uriah Heep’ten davulcu Lee Kerslake ile birlikte Blizzard of Ozz’u kurdu. İlk albümüyle oldukça büyük bir başarı elde eden Ozzy, sahne performansı ile de oldukça büyük ilgi görüyordu. Alice Cooper benzeri bir çizgide ilerliyor, gizemli ve ürkütücü sahnesiyle izleyicileri avcunun içine alıyordu.

1981 yılında Kerslake ile Daisley ayrıldı, davula Tommy Aldridge, basa da Rudy Sarzo geçti. Bu kadro ile Aleister Crowley’nin otobiyografisi üzerine kurulu olan ikinci albüm “Diary of a Madman” piyasaya çıktı. Ancak 1982 yılındaki turne devam ederken 25 yaşındaki gitarcısı Randy Rhodes bir uçak kazasında öldü ve Ozzy Osbourne psikolojik açıdan büyük bir yıkım geçirdi. Onun yerine geçen Bernie Torme ile turne tamamlandı. Turne sonrası gruba gitarda Night Ranger elemanı Brad Gillis katıldı.

1982 sonunda grubu yenilemeye karar veren Ozzy Osbourne, gitara Rough Cutt’in eski elemanı Jake E. Lee’yi, klavyeye Don Airey’yi, 1983 ortalarında da Aldridge’in yerine Carmine Appice’i alarak yola devam etti. Bu kadro ile yaptığı “Bark at the Moon”, büyük bir başarı elde etti. 1984 yılında Appice ayrıldı ve Aldridge gruba geri döndü. Fakat giderek artan bir başarı elde eden Ozzy Osbourne, alkol sorunu yaşamaya başladı. 1985 yılında Airey ve Aldridge gruptan ayrıldı. Daisley ise sadece stüdyo kayıtlarına eşlik etmek üzere anlaştı. Bunun üzerine Osbourne, grubu başta Phil Soussan, davulda Randy Castillo ile takviye etti ve 1986 yılında “The Ultimate Sin” albümünü yayınladı.

Jake E. Lee 1987′de gruptan ayrıldı ve yerine genç bir müzisyen olan Zakk Wylde geçti. 1988′de “No Rest for the Wicked” albümünü yaptıktan sonra 1989-1990 yıllarını turnede geçirdi. 1991 yılında “No More Tears” albümünü çıkarttı. 1994 yılında Grammy ödülünü kazanan Ozzy Osbourne, 1995 sonunda “Ozzmosis” isimli stüdyo albümünü yaptı, ardından gelen beş yılı konserlerle, konser albümleri ve toplama çalışmalarla geçirdi. 2001′de Down to Earth, 2005′te Under Cover ve son olarak 2007′de Black Rain isimli albümleri çıkardı. Öte yandan Amerika’da şarkı sözlerinden dolayı mahkemeye verildi, ancak sonunda aklandı. Sansür kurullarının daimi hedefi olarak bu tip sorunları sürekli yaşadı, Tommy Aldridge, Randy Rhoads, Brad Gillis, Rudy Sarzo, Carmine Appice gibi rock dünyasının en büyük müzisyenleri ile çalıştı.

Özelliklerini ortaya çıkardığı gitarcılarından hemen hemen hepsi iyi örnekler sergileyen elemanlardı ve hepsi isim yapmayı başardı, ancak Ozzy Osbourne’dan ayrıldıktan sonra aynı başarı çizgisini yakalayamadılar. Ozzy Osbourne gerek şarkı sözleri, gerek müzikal yapısı, gerekse sahne dekor ve gösterileriyle rock’ın gelişiminde çok etkin bir rol oynadı ve klasikleşen albümlere imza attı.

Albümleri :
1980 Blizzard Of Ozz
1981 Diary Of A Madman
1982 Speak Of The Devil
1983 Bark At The Moon
1986 The Ultimate Sin
1987 Tribute To Randy Rhoads
1989 No Rest For The Wicked
1991 No More Tears
1995 Ozzmosis
1997 The Ozzman Cometh
2001 Down To Earth
2005 Under Cover
2007 Black Rain

Alman gruplarından bahsedildiğinde veya thrash metal dünyasından konuşulduğunda akla ilk gelen gruplardan biri şüphesiz Kreator’dur.
İlk kadrosunu gitar ve vokalde Milan “Mille” Petrozza, bassta Rob Fioretti ve davulda Jürgen “Ventor” Reil’in oluşturduğu topluluk, “Tormentor” adıyla kurulduktan bir sene sonra yani 1984 yılında grubun ismini “Kreator” olarak değiştirdi.

İsim değişikliği sonrası grup tam gaz çalışmalarına devam etti ve 1985 yılında Noise Records tarafından piyasaya sürülen “Endless Pain” adındaki debut albümlerini piyasaya sürdüler. Albümde Essen’de yaşadıkları sorunların yanısıra korku, dehşet gibi bazı temalardan da yola çıkarak ilk albümlerini oluşturdular. Albüm thrash metal piyasasında büyük ilgi gördü, “Flag Of Hate” sloganları ve etkileyici şarkı sözleriyle Kreator özellikle Avrupa’da ismini sıkça bahsettiren bir grup haline geldi.

Aslında grup en büyük çıkışını 1986 yılında “Pleasure To Kill” albümü ile ciddi anlamda Avrupa’da ses getirir. Kreator’un Avrupa’daki hızla çoğalan fanlarına “Helloween ve Celtic Frost” ile çıktıkları Avrupa turuyla grup fan sayısını katlamıştır. Turne dönüşü, 1986 yılının sonlarına doğru “Flag of Hate” E.P sini piyasaya sürmüşlerdir.

Sene 1987′i gösterdiğinde grup “Terrible Certainty” albümünü ve “Out of the Dark, Into the Light” E.P. sini çıkartır. Grubun hızla büyüdüğünü fark eden Noise Records Kreator’a ait herşeyden faydalanma isteğindedir. Plak şirketi Kreator’un albümlerini dağıtım için Sony/Epic ile anlaşır ve Kreator Amerika’da Randy Burns (Megadeth, Nuclear Assault) prodüktörlüğünde kayda girer. Bu birlikteliğin meyvesi en çok satan ve thrash metalde bir kilometre taşı sayılan “Extreme Aggresions” albümü olur. Turne özellikle gruba dahil olan eski Sodom gitaristi Frank “Blackfire” Gosdzik’in Mille ile yaptığı gitar düelloları ile anılır. 1990 yılında grup “Coma Of Souls” albümünü yayınlar, lakin eski başarıya ulaşamaz. Bunun sebeplerine inecek olursak o yıllarda klasik heavy metal ve türevleri yerine death metal ve grunge gruplarına bırakmalarıdır.

Kreator, Tom Morris eşliğinde Tampa’da kayda girer ve o zamana kadar ki en radikal Kreator albümü olan “Renewal” 1992 senesinde Florida’da kaydedilir ve yayınlanır. Endüstriyel etkiler ve yer yer death metale göz kırpan bu albüm grubun çoğu fanı tarafından anlaşılmaz. Yoğun turnelerden yorulan grup uzun bir süre sessizliğe gömülür.

Grubun bu sessizliği bassa Christian Giesler ve bateriye Whislash grubundan tanıdığımız Joe Cangelosi alarak bozar ve kendilerini stüdyoya kapatırlar. 1995 yılında “Cause for Conflict” albümünü yayınlayan grup artık eski thrash sounduna geri dönmüş ve fanlarının gönlünü almıştır.

Mille grubu Coroner’dan tanıdığımız Tommy Vetterli ile takviye eder ve orijinal bateristleri Ventor gruba geri döner. 1997 yılında Outcast ve 1999 yılında yayınladıkları Endorama albümleri ile Kreator gothic ve endüstriyel müziğe hafifçe bir giriş yapar. Endorama albümünde gothic metal’in temel taşlarından sayılan Alman grup Lacrimosa’in vokaliyle düet yapılmıştır.

Tommy Vetterli’nin gruptan ayrılışı ile grup tekrar bir yol ayrımına girdi. Vetterli’nin yerini Sami Yli-Sirnio ile doldurulur ve tekrar thrash köklerine sadık bir şekilde “Violent Revolution” ve 2000′li yılların en sağlam thrash albümlerinden birisi olan “Enemy Of God” ı yayınladılar.

Grup Üyeleri :

Miland “Mille” Petrozza : Gitar, Vokal
Sami Yli-Sirniö : Gitar
Christian Giesler : Bass
Jürgen “Ventor” Reil : Davul

Eski Grup Elemanları :

Gitar:
Michael Wulf (Öldü) (1986)
Jörg “Tritze” Trzebiatowski (1986-89)
Frank “Blackfire” Gosdzik (1989-1996)
Tommy Vetterli (1996-2001)

Bass:
Roberto “Rob” Fioretti (1982-1992)
Bogusz Rutkiewicz (1988)
Andreas Herz (1992-95)

Davul:
Joe Cangelosi (1994-96)

Korn ABDli Nu-Metal grubudur.
Korn 1993 yılında kurulmuştur. 1994 kasımında yayınladıkları KoRn albümleri büyük beğeni kazanmıştır. Daha sonra yayınlanan Life is a Peachy albümü 96 yılında 3. sıradan listelerdeki yerini almıştır. Ağustos 1998′de yayınlanan Follow the Leader albümü ile Korn nu-metal’i icat eden grup olduğunu herkese kanıtlamıştır,ayrıca bu albüm Korn’un en çok satan albümü olmuştur. Freak on a Leash ve Got the Life albümün öne çıkan parçaları olmuş; Freak on a Leash videosuyla grup Mtv En iyi Rock Video ödülüne layık görülmüştür.

Follow the Leader albümü sonrası grup Family Values Tour adlı bir tur düzenlemiş; Incubus, Orgy, Limp Bizkit, Ice Cube ve Rammstein ile aynı sahneyi paylaşmıştır. 1999 Kasım’ında yayınlanan Issues, 1 numaradan listelerde yerini almıştır. 2001 yılında Stone Temple Pilots, Linkin Park, Staind, Static-X ve Deadsy ile son Family Values Tour da aynı sahneyi paylaşmıştır. Haziran 2002 de Untouchables albümünü yayınlayan grup düşük albüm satışları nedeniyle hayal kırıklığına uğramıştır. Albümden çıkan single Here to Stay, En iyi metal performansı dalında Grammy ödülü almıştır. Grubun 2003 kasımında yayınlanan Take a Look in the Mirror albümü grup hayranlarını tatmin etmiştir. Korn bir anlamda eski sesine dönmüştür. 2004 yılında Korn bir Greatest Hits albümü yapmıştır. Albümde Cameo-Word Up ve Pink Floyd’un Another Brick in the Wall coverları bulunmaktadır.

22 Şubat 2005 Korn için bir dönüm noktasıydı. Grubun gitaristi Brian Welch dini inançlarından dolayı grubu bıraktığını açıklamış ve Korn dağılma noktasına gelmişti. Fakat grup devam kararı aldı ve 6 Aralık 2005′de See You On The Other Side’ı yayınladı. İlk video Twisted Transistor adlı şarkıya çekildi. Videoda Lil’ Jon, Snoop Dogg, Xzibit,ve David Banner gibi rap yıldızları yer aldı.Aslında son albüm sevenleri tarafından pek tutulmadı. Son albümlerini ise 31 temmuz 2007′de Untitled adı altında çıkardılar.İlk bakışta Untitled (isimsiz) sözcüğü bir albüm için yakışmıyor ama Jonathan Davis Fanlarımız albümü dinlesin ve adını öyle koysun demiştir.

Üyeleri :
Jonathan Davis “HIV - Jonathan” - vokal bagpipes
Reginald Arvizu “Fieldy” -bass gitar, back vokal
David Randall Silveria - “David” , davul
James Shaffer “Munky” Shaffer - back vokal
Brian Welch “Head” - gitar, back vokal (dini inançları gereği gruptan ayrıldı.)

West Ham United taraftarı olup futbol oynamak isteyen Steve Harris daha sonra aldığı bas gitarı ile müzik yapmaya karar verir. 1973′te Gypsy’s Kiss ve 1974′te Smiler adlı gruplarda çalan Harris daha sonra müzikal farklılıklar nedeniyle kendi grubunu kurmak ister. 1975′te Iron Maiden kurulmuştur. Bir çok kadro değişikliğinden sonra 1978′te Steve Harris (Bas gitar), Dave Murray (Gitar), Doug Sampson (Bateri) ve Paul Di’Anno (Vokal) olarak çekirdek kadroyu oluştururlar. Bu sırada da konserler vermeye devam etmektedirler. New Wave Of British Heavy Metal yani “İngiliz Heavy Metali’nin Yeni Dalgası”nın en önemli temsilcisi oldular. O yıllarda patlayan punk fırtınası nedeniyle, plak şirketleri Iron Maiden’ın müziğine müdahale etmek istemiş, ancak başarılı olamamıştır. Topluluk 1979′da kendi olanaklarıyla hazırladığı The Soundhouse Tapes’ adlı EP’yi satışa sundu ve 5000 kopya sattı. İlk 5000′lik satışın ardından Century Media’dan gelen 20.000 kopyalık ikinci baskı teklifini reddetmişlerdir. İkinci gitar arayışlarına devam eden grup Dennis Stratton ile anlaştılar. Davula ise Clive Burr geldi.

1980′de kendi adlarını taşıyan ilk albümleri Iron Maiden piyasaya sürüldü. Kapağında Derek Riggs tarafından herhangi bir punk albümü için çizilmiş bir karakter vardır. Bu daha sonra grubun maskotu Eddie olacaktı. Albüm Harris’in bestelediği melodik gitar yürüyüşleriyle ve Paul Di’Anno’nun “serseri” vokali ile dikkat çekmiştir. İlk şarkı Prowler, Di’Annonu sözlerini yazdığı duygusal Remember Tomorrow ve bir hayat kadının anlatıldığı Charlotte The Harlot albümde dikkat çekmekteydi. Turne esnasında yine müzikal farklılıklar yüzünden Dennis Stratton gruptan ayrılıp Dave Murray’nin eski grup arkadaşı Adrian Smith, Maiden’e katıldı. 1981′de Killers albümünü çıkaran grup ilki kadar büyük bir başarı sağlayamadı. Yine de konserlerin vazgeçilmez şarkısı Wrathchild, Edgar Allan Poe’dan etkilenerek yazdıkları Murders In The Rue Morgue dikkat çekiyordu. Turnede ise kendini iyice alkole veren Paul Di’Anno grupla anlaşamayıp ayrıldı. Yerine ise Samson grubunda Bruce Bruce adı ile şarkı söyleyen Bruce Dickinson alındı.

1982′de Heavy Metal’in en önemli albümlerinden biri olan The Number of the Beast piyasaya sürüldü. Grup bir anda satanizm suçlamalarıyla medyanın ilgisini topladı. Ancak Harris bu şarkıyı gördüğü rüyalar hakkında yazmıştı. Bruce Dickinson’ın çok ince tonlara çıkabilen muhteşem sesi {{ki bu ses yüzünden kendisine [air raid siren - hava saldırı alarmı]http://www.airraidsirens.com/ denilmiştir}} sayesinde ve grup içindeki uyumun artmış olması sonucu büyük bir başarıya ulaştılar. Bu albümden sonra Clive Burr yerini Nicko McBrain’e bıraktı ve grup uzun süre bu kadroyu korudu. 1983′te dördüncü albüm Piece of Mind çıktı. Albümdeki The Trooper adlı parça büyük ilgi topladı ancak İngiliz Milliyetçiliği suçlamalarını da beraberinde getirdi. Ancak şarkının asıl teması savaşın anlamsızlığıydı. Maiden hiç durmadan 1984′te Powerslavei yayınladı. Bu albümden de Aces High ve 2 Minutes To Midnight gibi hitler çıkmıştır. Bir turne - bir albüm diye devam eden Maiden 1985 yılında tüm zamanların en iyi konser albümlerinden biri olarak gösterilen Live After Death’i piyasaya sürdü. 1986′da Somewhere in Time albümü geldi ve bu albüm büyük tartışmalara yol açtı. Albüme önce Bruce Dickinson akustik bir albüm önerisi getirdi ancak bu Steve Harris tarafından kabul edilmedi. O yüzden Dickinson hiçbir şarkı yazımına katılmadı. Ayrıca ilk kez Iron Maiden tarihinde (1977′de yapılan bir konser dışında) keyboard kullanıldı ve Maiden fanatiklerinin pek hoşuna gitmedi. 2 sene sonra 1988′de Seventh Son of a Seventh Son adlı konsept albüm çıktı. Rock müziğinde popülerliğinin en üst döneminde piyasaya sürülen bir albüm birçok kişinin Maiden ile tanışmasının yanısıra çok büyük satış rakamları yakaladı. Ancak Bruce Dickinson, yapmak istedikleri konsepti tam anlamı ile başaramadıklarını, aynı sene çıkan, Queensryche’ın Operation Mindcrime adlı konsept albümünün çok daha başarılı olduğunu söylemiştir.

Steve Harris büyük başarının ardından köklere dönüp Killers tarzı bir albüm yapmak istiyordu ancak gitarist Adrian Smith geri dönüşün gereksiz olduğunu düşünmüştü ve gruptan ayrıldı. Yerine Bruce Dickinson ile çalışan Janick Gers geldi. 1990′da çıkan No Prayer for the Dying albümü diğer albümlere göre zayıf kaldı. Buna rağmen Bring Your Daughter… To The Slaughter single’ı büyük başarı elde etti. İki sene sonra ise Fear of the Dark bu albümün daha üstünde bir başarı sergiledi ve albümle aynı ada sahip şarkı bir Maiden klasiği oldu. Ancak sorunlar bitmiyordu. Solo kariyerine ağırlık vermek isteyen Bruce Dickinson, Steve Harris ile bitmeyen tartışmalar yaşıyordu ve gruptan ayrıldı. Yeni vokalist ise Blaze Bayley olmuştu. Blaze iyi bir vokalist olmasına karşın, Bruce Dickinson gibi bir efsanenin yerini doldurmak zorundaydı ve hep bu yüzden fanlar tarafından önyargı ile yaklaşıldı. 1995′te çıkan The X Factor yine iyi bir başarı kazandı. Steve Harris’in ruh hali yüzünden çok karanlık bestelerden oluşmuştu. 1996′de Best Of The Beast adlı toplama çıkaran grup yeni bir şarkı olan Virus’ü grubu hep eleştiren basına armağan ettiler. 1998′te grubun satışlar bakımından o güne kadarki en başarısız albümü olan Virtual XI piyasaya çıktı. Bu albümün ardından çıkılan Virtual XI dünya turnesi kapsamında Iron Maiden İstanbul’da Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda 7 ve 8 Eylül 1998 tarihlerinde iki konser vermiştir. 1999′da Bruce Dickinson’ın gruba dönmesi üzerine Blaze Bayley gruptan ayrıldı. Bruce Dickinson ile birlikte Adrian Smith de gruba geri geldi.

Bu kadroyla olan ilk albüm Brave New World 2000′de çıktı ve büyük bir ilgi ile karşılandı. Maiden hiç durmadan konserler verdi. Daha sonra Best Of’lar, Box Set’ler, Konser CD’leri ve DVD’ler piyasa sürdüler. Bu sırada da 2003 tarihli Dance of Death albümü çıktı ve bu albüm de ötekiler gibi büyük bir başarı kazandı. Grup Ekim 2004 ve Eylül 2005 tarihleri arasında yalnızca ilk dört albümlerinden şarkılar çaldıkları Early Years adında bir turneye çıktı. Topluluk, 2006 yılında The Reincarnation of Benjamin Breeg single’ını ve ardından da A Matter of Life and Death albümünü yayınladı ve ardından da başarılı bir Avrupa turnesine çıktı. Avrupa turnesinin ardından Iron Maiden, 9 Mart 2007′de Birleşik Arap Emirlikleri’nde dördüncüsü düzenlenen Dubai Desert Rock Festivali’nde esas grup olarak sahne aldı. Ayrıca 17 Mart 2007 tarihinde Hindistan’ın Bangalore şehrinde verdikleri konserle de Hindistan’da konser veren ilk heavy metal grubu oldular.

Stüdyo Albümleri :
Iron Maiden (1980)
Killers (1981)
The Number of the Beast (1982)
Piece of Mind (1983)
Powerslave (1984)
Somewhere in Time (1986)
Seventh Son of a Seventh Son (1988)
No Prayer for the Dying (1990)
Fear of the Dark (1992)
The X Factor (1995)
Virtual XI (1998)
Brave New World (2000)
Dance of Death (2003)
A Matter of Life and Death (2006)

Single’lar :
Running Free
Sanctuary
Woman In Uniform
Twilight Zone
Purgatory
Run to the Hills
The Number Of The Beast
Flight of Icarus
The Trooper
2 Minutes To Midnight
Aces High
Running Free (Live)
Run to the Hills (Live)
Wasted Years
Stranger In A Strange Land
Can I Play With Madness
The Evil That Men Do
The Clairvoyant
Infinite Dreams
Hloy Smoke
Bring Your Daughter… To The Slaughter
Be Quick Or Be Dead
From Here To Eternity
Wasting Love
Fear Of The Dark (Live)
Hallowed Be Thy Name (Live)
Man On The Edge
Lord Of The Flies
Virus
The Angel And The Gambler
Futureal
The Wicker Man
Out Of The Silent Planet
Run To The Hills (Yeni baskı)
Wildest Dreams
Rainmaker
No More Lies
The Number Of The Beast (Yeni baskı)
The Trooper (Yeni baskı)
The Reincarnation Of Benjamin Breeg
Different World

Konser Albümleri
Maiden Japan
Live After Death
A Real Live One
A Real Dead One
Live at Donington
Rock in Rio
Death on the Road

Toplama Albümler
The First Ten Years
The Story So Far (Birinci Bölüm)
The Story So Far (İkinci Bölüm)
Best of the Beast
Eddie’s Head
Ed Hunter
Edward the Great
Eddie’s Archive
The Essential Iron Maiden


Bu site en iyi: Internet Exploler 7 ile 1280 x 1024 çözünürlükte görünmektedir.
This Site Best Viewed In: Internet Exololer 7 Resolution: 1280 x 1024